floidereal
Değerli Üye
“Hamdım, piştim, yandım.” – Mevlânâ, Mesnevî
“İnsan, aşılması gereken bir şeydir.” – Nietzsche, Böyle Buyurdu Zerdüşt
I. GİRİŞ: Aşkın ve İradenin İnsanı
Mevlânâ (1207–1273) ile Nietzsche (1844–1900),
insanı sadece düşünen bir varlık değil, oluş hâlinde bir varlık olarak görürler.
Her ikisi de insanı sıradanlıktan kurtarmak ister —
ama farklı yönlerden:
diğeri güçte yaratmayı öğretir.
II. VAROLUŞUN HÂLİ: YANMA & AŞMA
Mevlânâ: Aşk ile Erime
Mevlânâ için insan, Tanrı’nın aşk ateşinde arınır.
“Aşk öyle bir denizdir ki, daldıkça derinleşirsin.”
Bu aşk, duygusal değil; varoluşsal bir dönüşümdür.
Kişi nefsini terk ettikçe hakikate yaklaşır:
“Kendini yok et ki, her şey sen olasın.”
Yanmak, yok olmak değil;
hakikatin ateşinde yeniden doğmaktır.
Nietzsche: İrade ile Aşma
Nietzsche’ye göre insan, kendi içindeki sınırları aşarak “Üstinsan”a dönüşmelidir.
“İnsanın amacı, insanı aşmaktır.”
Bu süreçte acı kaçınılmazdır; çünkü yaratımın bedeli yıkımdır.
İrade, Tanrı’ya değil, hayata sadakat ister.
Nietzsche’nin “aşması”, Mevlânâ’nın “yanması”nın seküler biçimidir:
biri aşkı, diğeri gücü kutsar — ikisi de dönüşüm ister.
III. TANRI VE BENLİK: SEVGİ VE ÖZGÜRLÜK
Mevlânâ: Tanrı’ya Dönüş
Tanrı, varlığın kaynağı değil; varlığın özüdür.
İnsan O’ndan geldi, O’na döner.
“Biz O’ndanız, yine O’na döneceğiz.”
Mevlânâ’nın benliği “Enel Hak”’a yakın bir sezgiyle
kendini Tanrı’da yok etme arzusudur.
🏛 Nietzsche: Tanrı’nın Ölümü
Nietzsche, Tanrı’yı değil; Tanrı fikrinin köleliğini reddeder.
“Tanrı öldü, onu biz öldürdük.”
Bu, ateizmden çok, değerlerin yeniden yaratımıdır.
Tanrı’nın yokluğunda insan, kendi anlamını yaratmak zorundadır.
Mevlânâ: Tanrı’da yok ol.
Nietzsche: Tanrı’yı aş, kendini yarat.
Biri sonsuzluğa erer, diğeri sonsuzluğu yaratır.
IV. AHLAK VE DEĞERLERİN YENİDEN KURULUMU
Mevlânâ: Ahlak, Aşkın Meyvesidir
Mevlânâ’ya göre ahlak, dışsal kural değil;
aşkın içsel yansımasıdır.
“Ahlak, aşkın vücuda gelmiş hâlidir.”
Kişi sevgiyle yumuşar, kibirle değil tevazu ile yücelir.
Nietzsche: Ahlak, Güç İradesinin Yansımasıdır
Nietzsche’ye göre geleneksel ahlak, zayıfların icadıdır.
Gerçek ahlak, güçlünün kendi değerlerini yaratma cesaretidir.
“Kendi değerini kendin yarat.”
Mevlânâ “benliksizliği”,
Nietzsche “benliği yüceltmeyi” öğretir.
Ama ikisi de köle ahlakına karşıdır.
V. DÖNÜŞÜM: SEMÂ & DİYALEKTİK
Mevlânâ: Semâ – Kozmik Dönüş
Semâ, Mevlânâ için sadece bir ritüel değil;
varlığın kendi etrafında dönen hakikatidir.
İnsan dönerken, benliğini aşar;
her dönüş, Tanrı’ya bir adım yakındır.
Nietzsche: Diyalektik – Yıkımın Yaratımı
Nietzsche’nin dünyası da döner;
ama bu kez “Ebedî Dönüş” biçiminde:
“Yaşadığın her anı, sonsuz kez yaşamaya hazır ol.”
Bu, insanın kaderle barışmasıdır —
tıpkı Mevlânâ’nın teslimiyeti gibi,
ama Tanrı’sız bir teslimiyet.
VI. DİL, ŞİİR VE FİLOZOFLUK
Her ikisi de aklı aşan bir dil estetiği kurar.
Mevlânâ kelimeleri yakar, Nietzsche kelimelerle yakar.
🜂 VII. SONUÇ: YANMAK MI, AŞMAK MI?
İkisi de insanı uyandırır:
Biri aşkın ateşiyle, diğeri iradenin çeliğiyle.
“İnsan, durağan değildir — dönüşen varlıktır.”
Yanmak, aşmanın ilahi hâlidir;
aşmak, yanmanın dünyevî biçimi.
“İnsan, aşılması gereken bir şeydir.” – Nietzsche, Böyle Buyurdu Zerdüşt
Mevlânâ (1207–1273) ile Nietzsche (1844–1900),
insanı sadece düşünen bir varlık değil, oluş hâlinde bir varlık olarak görürler.
Her ikisi de insanı sıradanlıktan kurtarmak ister —
ama farklı yönlerden:
- Mevlânâ, aşk ile yanarak insanı Tanrı’ya taşır.
- Nietzsche, irade ile aşarak insanı kendine taşır.
diğeri güçte yaratmayı öğretir.
Mevlânâ için insan, Tanrı’nın aşk ateşinde arınır.
“Aşk öyle bir denizdir ki, daldıkça derinleşirsin.”
Bu aşk, duygusal değil; varoluşsal bir dönüşümdür.
Kişi nefsini terk ettikçe hakikate yaklaşır:
“Kendini yok et ki, her şey sen olasın.”
Yanmak, yok olmak değil;
hakikatin ateşinde yeniden doğmaktır.
Nietzsche’ye göre insan, kendi içindeki sınırları aşarak “Üstinsan”a dönüşmelidir.
“İnsanın amacı, insanı aşmaktır.”
Bu süreçte acı kaçınılmazdır; çünkü yaratımın bedeli yıkımdır.
İrade, Tanrı’ya değil, hayata sadakat ister.
Nietzsche’nin “aşması”, Mevlânâ’nın “yanması”nın seküler biçimidir:
biri aşkı, diğeri gücü kutsar — ikisi de dönüşüm ister.
Tanrı, varlığın kaynağı değil; varlığın özüdür.
İnsan O’ndan geldi, O’na döner.
“Biz O’ndanız, yine O’na döneceğiz.”
Mevlânâ’nın benliği “Enel Hak”’a yakın bir sezgiyle
kendini Tanrı’da yok etme arzusudur.
🏛 Nietzsche: Tanrı’nın Ölümü
Nietzsche, Tanrı’yı değil; Tanrı fikrinin köleliğini reddeder.
“Tanrı öldü, onu biz öldürdük.”
Bu, ateizmden çok, değerlerin yeniden yaratımıdır.
Tanrı’nın yokluğunda insan, kendi anlamını yaratmak zorundadır.
Mevlânâ: Tanrı’da yok ol.
Nietzsche: Tanrı’yı aş, kendini yarat.
Biri sonsuzluğa erer, diğeri sonsuzluğu yaratır.
Mevlânâ: Ahlak, Aşkın Meyvesidir
Mevlânâ’ya göre ahlak, dışsal kural değil;
aşkın içsel yansımasıdır.
“Ahlak, aşkın vücuda gelmiş hâlidir.”
Kişi sevgiyle yumuşar, kibirle değil tevazu ile yücelir.
Nietzsche: Ahlak, Güç İradesinin Yansımasıdır
Nietzsche’ye göre geleneksel ahlak, zayıfların icadıdır.
Gerçek ahlak, güçlünün kendi değerlerini yaratma cesaretidir.
“Kendi değerini kendin yarat.”
Mevlânâ “benliksizliği”,
Nietzsche “benliği yüceltmeyi” öğretir.
Ama ikisi de köle ahlakına karşıdır.
Semâ, Mevlânâ için sadece bir ritüel değil;
varlığın kendi etrafında dönen hakikatidir.
İnsan dönerken, benliğini aşar;
her dönüş, Tanrı’ya bir adım yakındır.
Nietzsche’nin dünyası da döner;
ama bu kez “Ebedî Dönüş” biçiminde:
“Yaşadığın her anı, sonsuz kez yaşamaya hazır ol.”
Bu, insanın kaderle barışmasıdır —
tıpkı Mevlânâ’nın teslimiyeti gibi,
ama Tanrı’sız bir teslimiyet.
| Boyut | Mevlânâ | Nietzsche |
| Dil | Şiirsel, ilahi, sembolik | Aforistik, ateşli, yıkıcı |
| Üslup | Kalpten çağlayan | Çekiçle yazan |
| Amaç | Ruhun birliğini göstermek | Zihnin zincirini kırmak |
Mevlânâ kelimeleri yakar, Nietzsche kelimelerle yakar.
İkisi de insanı uyandırır:
Biri aşkın ateşiyle, diğeri iradenin çeliğiyle.
- Mevlânâ’da insan, Tanrı’da tamamlanır.
- Nietzsche’de insan, Tanrı’nın yokluğunda kendini yaratır.
“İnsan, durağan değildir — dönüşen varlıktır.”
Yanmak, aşmanın ilahi hâlidir;
aşmak, yanmanın dünyevî biçimi.