Çapraz Felsefî Okumalar Serisi #31: İbn Sînâ & Thomas Aquinas – Akıl, Varlık ve Tanrı’nın Delili.

“Varlık ikiye ayrılır: zorunlu ve mümkün. Zorunlu varlık, kendi kendine var olandır.” – İbn Sînâ, eş-Şifâ
“İmanla bilinen Tanrı, akılla doğrulanabilir.” – Thomas Aquinas, Summa Theologica

🌿 I. GİRİŞ: AKLIN VE İMANIN DENGE NOKTASI
İbn Sînâ (980–1037) İslam felsefesinin en sistematik akılcısıdır.
O, Tanrı’nın varlığını zorunluluk ve nedensellik ilkesiyle kanıtlamaya çalışır.
Thomas Aquinas (1225–1274) ise, Hristiyan skolastiğinin doruk noktasıdır.
O da İbn Sînâ’nın mirasını Aristoteles felsefesiyle birleştirir ve der ki:
“Aklın ışığı, imanın ışığından bağımsız değildir.”
Böylece biri akıldan Tanrı’ya,
diğeri imandan akla yürür —
ama ikisi de aynı köprüde buluşur.

⚖️ II. VARLIK ANLAYIŞI: ZORUNLULUK & ZORUNLU VARLIK
🕋 İbn Sînâ: Vacibu’l-Vücûd – Zorunlu Varlık

“Zorunlu varlık, varlığı kendinden olan, yokluğu imkânsız olandır.”
Evrenin her parçası “mümkün”dür, yani var olması başka bir şarta bağlıdır.
Ama bu zincir sonsuza gidemez;
bir yerde “zorunlu bir başlangıç” olmalıdır: Allah.
Bu, İbn Sînâ’nın en meşhur “Varlık Delili”dir.
Tanrı, varlığın ontolojik temelidir — her şey O’na dayanır,
ama O hiçbir şeye dayanmaz.

✝️ Thomas Aquinas: İlk Neden ve İlk Muharrik
“Her şey bir nedenin sonucudur; ama bu neden zincirinin ilk halkası Tanrı’dır.”
Aquinas, İbn Sînâ’dan etkilenmiş, ancak delil sistemini beş aşamada (Quinque Viae) formüle etmiştir:
  1. Hareket delili: Her hareket eden, bir hareket ettirene muhtaçtır.
  2. Neden delili: Her neden, kendisinden önce gelen bir nedene bağlıdır.
  3. Zorunlu varlık delili: Her şey mümkünse, varlık olmazdı.
  4. Dereceler delili: Her nitelik derecelidir, en mükemmeli Tanrı’dır.
  5. Gaye delili: Her düzen, bir bilge tasarımcıya işaret eder.
Görüldüğü gibi üçüncü delil — “zorunlu varlık” — doğrudan İbn Sînâ’ya dayanır.

💫 III. TANRI ANLAYIŞI: METAFİZİK & TEİZM

Tema

İbn Sînâ

Thomas Aquinas

Tanrı’nın özü

Vacibu’l-vücûd (Zorunlu varlık)

Actus purus (Salt fiil, en saf varlık)

İlişkisi

Tanrı zorunludur, yaratık mümkündür

Tanrı zorunludur, yaratık bağımlıdır

Bilgi yolu

Akıl ve sezgi

Akıl ve vahiy

Amaç

Ontolojik zorunluluk

Teolojik düzen
İbn Sînâ, Tanrı’yı metafizik zorunluluk olarak kavrar;
Aquinas, Tanrı’yı ahlakî düzenin ve yaratılışın nedeni olarak düşünür.
İbn Sînâ: “Tanrı, bilmekle yaratır.”
Aquinas: “Tanrı, iradesiyle yaratır.”
Biri Tanrı’yı varlığın aklı,
diğeri varlığın iradesi olarak görür.

🧠 IV. AKIL VE İMAN İLİŞKİSİ
İbn Sînâ:
“Akıl, Tanrı’nın insana bahşettiği ilahi ışıktır.”
İman ile akıl arasında çatışma yoktur;
ama iman, aklın ötesine geçen sezgisel bir yakîndir.
Aquinas:
“İman, aklı yok etmez; onu tamamlar.”
Ona göre iki bilgi yolu vardır:
  • Doğal vahiy (reason): Evreni gözleyerek Tanrı’ya ulaşmak.
  • Özel vahiy (revelation): Tanrı’nın doğrudan insana bildirdiği hakikat.
Her iki filozof için de akıl, Tanrı’ya götüren bir merdivendir.
Fakat İbn Sînâ’nın merdiveni mantıksal zorunluluk,
Aquinas’ın merdiveni ilahi inayettir.

🕊️ V. RUH VE İNSAN
İbn Sînâ:
“Ruh, bedene ait değildir; bedende misafir olan cevherdir.”
Ruh, Tanrı’nın bilgisinden taşan bir nurdur.
Amacı, nefsin arınmasıyla Tanrı’ya dönmektir.
Aquinas:
“Ruh, bedene form verir; ama ölümle bedenden ayrılır.”
O da ruhun ölümsüzlüğünü savunur,
ama bedenle olan birlik Tanrı’nın yaratma iradesiyle anlam kazanır.
İbn Sînâ’da insanın yükselişi bilgiyle,
Aquinas’ta lütufla (gratia) mümkündür.

⚙️ VI. EVREN VE KOZMOS
İbn Sînâ:
Evren, Tanrı’dan zaruri bir taşma (sudûr) sonucu meydana gelir.
Tanrı düşünür → varlık oluşur.
Bu taşma, bir “akıllar hiyerarşisi” oluşturur.
Aquinas:
Evren, Tanrı’nın iradi yaratışıdır.
Tanrı diledi ve evren yoktan (ex nihilo) var oldu.
Bu fark, Doğu’nun metafizik zorunluluğu ile Batı’nın yaratıcı iradesini ayırır.

🌄 VII. SONUÇ: AKLIN TANRI’YA YÜRÜYÜŞÜ
  • İbn Sînâ: Akıl Tanrı’yı zorunlulukla bulur; iman, bilginin kemalidir.
  • Aquinas: Akıl Tanrı’yı doğrular; iman, bilginin ötesidir.
  • İbn Sînâ: Tanrı, varlığın kendisidir.
  • Aquinas: Tanrı, varlığın nedenidir.
  • İbn Sînâ: Felsefe, imanla çelişmez.
  • Aquinas: Felsefe, imanın hizmetindedir.
Ama ikisi de aynı kökten seslenir:
“Tanrı, düşüncenin son durağıdır.”
Doğu, Tanrı’yı aklın zorunluluğu,
Batı, Tanrı’yı imanın mantığı olarak kavrar.
Ve ikisi birleştiğinde ortaya çıkar:
İman, aklın doruk noktasıdır.
 
Geri
Üst